2004-2005 yıllarında büyük bir kısmı Aktüel dergisinde de yayınlanan dizinin başlığı "Değişen dünyanın anlamları"ydı. Bu başlık aslında Beşeri Durumlar'ın varlık nedenini özetliyor.Beşeri Durumlar Eylül 2001'de, 11 Eylül olaylarından birkaç gün sonra açıldı. Bu sabırsızlık iki yönlüydü: Birincisi, dünyada neler olup bittiğini anlamak için yapılacak çalışmaların acilliği duygusu; ikincisi de, İkiz Kuleler'i yerle bir eden saldırıdan kat kat yok edici olabilecek bir saldırının başlama ihtimali karşısında bir an önce harekete geçme isteği.
"Teröre Karşı Savaş" Afganistan işgaliyle başlayacak, Irak'la devam edecek, ABD'nin neden böyle bir savaşa ihtiyaç duyduğu konusunda ulaşılan bilgiler, yapılan değerlendirmeler on binlerce sivilin ölmesine, şehirlerin yerle bir edilmesine engel olmayacaktı.
Beşeri Durumlar'da yayınlanan makalelerde ele alınan konular bir süre sonra ister istemez ekonomi alanına kaydı ve 2004 sonuyla 2005'de büyük ölçüde bu alanda yoğunlaştı.
Kısacası, bu sitede yayınlanan makaleler, "Seyir Defteri" bölümünde altı çizilen gelişmeler, uzun vadeli ekonomik-politik trendleri anlama isteğinin sonucudur.
Ne kadar uzun vadeli?
Herhalde bazı alanlarda neredeyse dört yüzyıl. Mübadelede yeni bir değer sisteminin doğduğu günler, ya da kapitalist pazarın şafağı (İngiltere'de "koyunların insanları yediği" günler), ele alınan konularla ilgili birçok süreçte başlangıç noktasıdır. Tarımda yaşananlar, mesela transgenik tarımın anlamı sorgulanacaksa, izler 10 yıl öncesine değil çok daha gerilere gidecektir. Finans krizleri sorgulanırken, ortak dinamiklerin keşfedildiği tarihsel noktalar izlenerek Eylül 1720'ye kadar gidilebilir. Sitem açısından bir dünya parasının önemi sorgulanırken ya da dünya kapitalist pazarına yeni pazarların dahil edilmesi zorunluluğu sorgulanırken, 2. Dünya Savaşı sonrası 60 yıllık sürecin öncesine gitmek kaçınılmaz olabilir.
Bu yüzden Beşeri Durumlar'ın ilgi alanları güncel gelişmelerle birlikte ekonomi ve tarihtir. Var olmayla yok etme arasındaki didişme iyilerle kötülerin didişmesi olmadığı gibi, sadece anlık da değil. Varlıktan enerji alanlar için, anın ötesindeki "durumlar"ı ve yok etmenin dinamiklerini keşfetmek bu yüzden yaşamsal.
Site sekiz yıl önce açıldığında odaklanan şeyin ne olduğu bu kadar net değildi. Sadece ipuçları vardı. Hem sitede yayınlanan makaleler için çalışma sürecinde, hem de dünyada son sekiz yılda yaşananlarda şu iyice belirginleşti: "Teröre Karşı Savaş", Washington'da dizginleri ele geçiren bir grup maceracının ABD'yi yoldan çıkarması değildi. Bugün (Aralık 2009) Obama yönetimi Bush yönetimin bıraktığı yerden devam ediyor. Tıpkı Bush'un Clinton'ın bıraktığı yerden (Yugoslavya'da 1999 NATO operasyonu) devam etmesi gibi. Şimdi artık Beyaz Saray'dakiler, "Teröre Karşı Küresel Savaş" sözünün kullanılmasını istemiyor. Bu sözün yerini "Risklere Karşı Denizaşırı Operasyonlar" ("Overseas Contingency Operations") aldı.
Öte yandan 2009'un dünyası dört yıl öncekinden ne kadar farklı. Tüm dünya adına sisteme derman olması beklenen devlet, karlılık sorununa cevap olarak küresel sermaye dolaşımını desteklerken tek kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geçişi de desteklemiş oldu. Aynı zamanda dünya parası olan yerel parası artık eskisi kadar güçlü değil. Bu paranın dönemsel değer kaybetmesi bir zamanlar dış ticaret açığını kapatmasını sağlıyordu. Artık bir yere kadar sağlayabiliyor. Bunlar, devletler arası ilişkilerde bloklaşmaların ve yeni gerilimlerin oluşabileceği, "denizaşırı riskler"in denetiminin birkaç yıl öncesine göre bile çok daha zor olabileceği anlamına geliyor.
Beşeri Durumlar -uzun aralar verilse de- varlıktan enerji alındığı sürece devam edecek.
Şahin Artan
9 Aralık 2009
sahinartan@yahoo.com
Beşeri Durumlar'ın ilk manifestosu (Ocak 2002)
Beşeri Durumlar'ın ikinci manifestosu (Aralık 2003)
 |
 |