İngiltere'de haziran ayında Başbakan Gordon Brown tarafından kamuoyuna duyurulan, İngiltere'nin Irak işgaline katılımından dersler çıkarmayı ve gelecekte benzer durumlarla karşı karşıya kalabilecek İngiliz hükümetlerine yardım etmeyi amaçlayan "Irak savaşı araştırması" sürüyor.
İngiltere'nin eski Washington büyükelçisi Sir Christopher Meyer, 2003'deki Irak işgalinin zamanlamasının BM silah denetçilerinin bu ülkedeki çalışmalarını tamamlamasına olanak vermediğini söyledi. Meyer, Amerikan güçlerine savaşa hazır olma talimatı verildikten sonra gerçekleşen yığınağın "şakaya gelmez doğası" nedeniyle kendilerini "suç unsurlarını ortaya koymak için çırpınır halde bulduklarını" belirtti. (Kaynak: The Guardian)
İngiltere'nin 1998-2003 arası Birleşmiş Milletler büyükelçisi Jeremy Greenstock ise ABD başkanı George W. Bush'un işgale destek sağlayacak bir BM kararı alınması girişimlerini umursamadığını belirtti. Greenstock, ciddi savaş hazırlıklarının 2002'nin ilk aylarında başlayıp durdurulamayacak bir ivmeye ulaştığını, 2003 başlarında askeri saldırıyı onaylayan bir BM kararı çıkarmaya yönelik diplomatik girişimlerin ise üst düzey Amerikalı yetkililer tarafından gereksiz bir zaman kaybı olarak görüldüğünü söyledi. (Kaynak: AP)
Beş üyeden oluşan ve başkanlığını Sir John Chilcot'un yaptığı araştırma heyeti, 2001 yılından Temmuz 2009'a kadar yaşanan olayları inceliyor.
İngiltere'de daha önce Irak işgaliyle bağlantılı dört araştırma yapılmıştı.
- 2003 yılında Avam Kamarası dışişleri komitesi ile parlamento istihbarat ve güvenlik ortak komitesi tarafından yapılan araştırmalarda, savaşın gerekçesini oluşturan istihbarata odaklanılmıştı.
- Bir sonraki yıl, İngiltere Savunma Bakanlığı'nda görevli David Kelly'nin ölümüyle ilgili "Hutton araştırması" gerçekleştirilmişti.
- Temmuz 2004'de yapılan "Butler araştırması"nda, istihbaratın nasıl kullanıldığı ve istismar edildiği ele alınmış, ama M16'nın yöneticisi Sir Richard Dearlove'ın Temmuz 2002'de neden bakanlar kuruluna "ABD istihbaratının ve bulguların politik kararlara uydurulduğu"nu söylediği konusunda tam bir cevaba ulaşılamamıştı. (Kaynak: The Guardian)